Elimizde Dürbün Nereye ve Neden Bakıyoruz?

penguenkayahulya.jpg

Medya-Analiz’de Penguen mizah dergisinin geçmiş sayılarındaki kapaklardan bir tanesini incelemek istiyorum. 17/08/2006 tarihli derginin kapak karikatürü, eleştiriyi sadece medyaya değil, medyann sunduğunu tüketen bizlere de yöneltiyor: “Kaya Çilingiroğlu ikimizden birini düdüklemeden evlenelim artık”.

Hem ülkemizde hem de diğer ülkelerde medya -ne yazık ki çoğunlukla- ticari çıkarları öne çıkararak kendisine kahramanlar yaratıyor. Bu kahramanların isimleri ya da görüntüleri ama kurgulanıp tüketiciye sunulması benzer.

Hikayeler yaratırken önemli olan yığınları meşgul edecek aktörler sunabilmektir. Kahramanlar kurgu sonucu ortaya çıkmış olsa da gerçek sosuna bulanıp pullanmışlardır. Medya onları öylesine güzel kullanır ki elimizde koca bir kase patlamış mısırı lüpletirken pembe dizi izliyormuşuz gibi bir hisse kapılırız. Bu pembe dizi alışkanlık yapar; bitmemesini isteriz. Kahramanlar örselenirse yenileri bulunur. Ve öykü hep devam eder; fazla bir şey değişmeden.

En çok da yatak odalarına dürbün tutulur. Her bir okuyucunun, her bir seyircinin röntgencilikten hoşlandığı varsayımıyla (yoksa gerçeği mi demeliyim?) hareket edilir.

Penguen dergisi, “İşsizlik, savaş, geçim sıkıntısı umurumuzda değil” diyor. Doğru değil mi sizce? Elimizde dürbün, onu bunu gözetlemeye devam etmiyor muyuz? Cevabımız “evet” ise bunu neden yapıyoruz? Suçluyu hemen teşhis edebiliyoruz: Medya!.. Ama ya biz? Elimizde dürbün nereye bakıyoruz? Neden bakıyoruz?

© Ali Nihat Eken, İstanbul, 2007, alinihatekenblog@yahoo.com