“Sensiz Yaşanmaz”, Bertan Başaran’ın çektiği ilk belgesel; ünlü klarnet sanatçımız Barbaros Erköse’nin hayatı üzerinden müziğimizdeki çeşitlilik ve eklektik yapıyı gözler önüne seren bir belgesel. Belgeselin ilk gösterimi İstanbul Film Festivali kapsamında 11 Nisan 2012 tarihinde Pera’da yapılmıştı. Neo Filarmoni klasik müzik dergisi için Bertan Başaran ile “Sensiz Yaşanmaz” üzerine yaptığım söyleşiyi bu sayfadan da okuyabilirsiniz. Bir önemli not daha: Bertan Başaran, Türk Hava Yolları’nın Ekim 2012’de yayınlanan “İstiklal Marşı” temalı reklam filminin de yönetmeni. 

Bertan Başaran, öncelikle Barbaros Erköse ile yolunuzun nasıl kesiştiğini okurlarımıza anlatabilir misiniz?
Anouar Brahem’in “Astrakan Cafe” albümünü çok severek dinliyordum; dolayısıyla “Barbaros Erköse” ismine aşinaydım. Bir arkadaşımızın doğum günü vasıtasıyla gittiğimiz bir mekanda kendisini gördük, hikayesi araştırdıkça çok ilgimizi çekti ve o gece bu belgesele başlama kararını aldık.

“Sensiz Yaşanmaz – Barbaros Erköse Belgeseli”, alışageldiğimiz pek çok biyografik çalışmadan farklı olarak bir sanatçının geçmişini değil bugününü merkezine alıyor. Bu konudaki yaklaşımınızı öğrenebilir miyiz?
Biz bu belgesele başlarken zaten alışılageldik bir belgesel formatının dışına çıkmak istedik; yaşı bizden epey büyük bir insanın belgeselini biz gençlere nasıl izletebiliriz diye düşündük, zaten çağımızda bir biyografiye internetten kolayca ulaşabiliyor isteyen… Müzik üretmenin yaş tanımadığını, bir notanın hangi yaştaki müzisyenden çıkarsa çıksın her nesli etkileyebileceğini göstermek istedik. Ayrıca o yaştaki bir klarnet virtüözünün şaşırtıcı derecede yeni şeyler üretmeye açlığı bizi çok motive etti.

Filmin çekim aşamasından önce nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?
Önce Barbaros Erköse hakkında, kendisinin de yardımıyla, toplayabileceğimiz kadar enformasyon topladık; bunların doğrultusunda bir yol haritası çizdik. Fakat başladığımız yol ile vardığımız sonuç arasında dağlar kadar fark oldu.

Belgeselinizde bir yol filmi lezzeti de mevcut; Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan ve Tunus’a yolculuklar yapmışsınız. Bu yolculukların amacı neydi?
Bu ülke ziyaretlerini Barbaros Erköse’nin daha önce gidip konserler verdiği yerlerden seçtik – Hindistan dışında. Buradaki temel amaç, sanatçının çeşitliliğini, müziğin evrenselliğini ve sanatçının müziğindeki eklektik tavrı ortaya çıkarmaktı. Hindistan ziyaretinin amacı ise yaptığımız araştırmalar sonucu ‘çingene’ lerin kaynağının orası olduğunu öğrenmemiz oldu. Oradaki müzisyenlerle yapılan işbirliklerinde, alışılagelmiş Batı müziğinin aksine, perdesiz enstrümanlarla ‘kalben’ çalınan müzikleri Barbaros Erköse’nin klarnet yorumlarıyla birleştirerek, Doğu’dan Batı’ya müzikal bir yolculuğun temellerini atmaktı.

Müzikal açıdan gözlemlerinizi kısaca anlatabilir misiniz? Gittiğiniz ülkelerdeki müzikler, sanatçılar ve Barbaros Erköse arasında nasıl bir bağlantı buldunuz?
Biz bu ülke ziyaretlerimizde Doğu’dan Batı’ya bir köprü kurmak istedik. Bu köprüdeki ortak sesi de klarnet yaptık. Hindistan’da, oranın yerel müziklerine kattığımız klarnet yorumunu Tunus’da Arap müziğine taşımak, İstanbul’da biraz Batı müziği ile sentezlemek ve Amerika’da caz ile birleştirmek….

Belgeselinizi çekmeden önceki ve çektikten sonraki dönemleri karşılaştırdığınızda bir yönetmen olarak neler söyleyebilirsiniz?
Bir film yönetmeni olarak, başının ve sonunun kağıt üzerinde çözülebildiği işlere çok alışkındım. Fakat bir belgesel çekmenin ne kadar organik bir şey olduğunu gördüm. Bazen yaptığınız bir röportaj bile belgeselinizin gidişatını değiştirebiliyor; o zaman buna göre silahlarınızı kuşanmanız gerekiyor. Yaşayan bir konu hakkında bir belgesel çekmenin sonu yok aslında, bir yönetmen olarak ‘dur’ denilecek yeri bilmek gerekiyor.

“Sensiz Yaşanmaz – Barbaros Erköse Belgeseli”ne maddi destek nasıl sağladınız? Prömiyerden sonra belgeselin seyirciyle buluşması nasıl olacak?
Bu belgeselimizi bir buçuk senelik bir sürede PTT Film olarak kendi imkanlarımızla çektik. İstanbul Film Festivali’ndeki gösteriminden sonra yurt dışındaki diğer festivallere göndermeyi amaçlıyoruz; buralardaki muhtemel katılımlardan sonra, Türkiye’deki dağıtım şirketlerinin kapısını çalmayı planlıyoruz. Ayrıca, elbette internetten de yararlanacağız.

Bundan sonraki projeniz ne olacak?
Uzun zamandır üzerinde çalıştığım bir sinema filmi projesi var. Yine PTT Film yapımıyla hayata geçirmek için harıl harıl çalışıyoruz.

Bertan Başaran Hakkında: Bertan Başaran, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon’dan 2001 senesinde mezun olduktan sonra 2004 yılında doktorasını Instituto Superior de Artes’de yapmak üzere Küba’ya gitti. Aynı sene, Havana Arte Contemprado Vilfredo Lam Müzesi’nde ilk kişisel sergisini gerçekleştirdi ve sergiyi 2005’te İstanbul Fotoğraf Evi’ne taşıdı. Müziğe duyduğu ilgiden dolayı N.U.G Müzik Prodüksiyon Şirketi’ni kurdu. Kamera ve yönetmen asistanı olarak başladığı profesyonel hayatı onu yönetmen olmaya yöneltti. Halen PTT Films’de reklam yönetmeni olarak çalışan Bertan Başaran’ın imzasını taşıyan pek çok reklam filmi arasında TİVİBU, İstanblue Gece Trafiği, Ülker Kekstra, Türkçe Olimpiyatları Ukrayna, Tayland ve Afrika da bulunuyor. Bertan Başaran, müzisyenlerin de tercih ettiği bir yönetmen. Bedük’ün “Electric Girl”, “This Fire”, Athena’nın “Ben Böyleyim”, “Serseri Mayın”, “Arsız Gönül” şarkılarına çekilen video klipler Bertan Başaran’ın yönettikleri arasında.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s