Steven Isserlis: “Schumann’ın Müziğini Dinleyerek Onunla Arkadaş Olabilirsiniz”

Ülkemizde de konserler veren Steven Isserlis, Britanya’nın ve dünyanın önde gelen çelistlerinden. Güleryüzlü ve üretken. Çocuklar için verdiği konserler ve yazdığı kitaplarla da tanınıyor. Steven Isserlis ile Neo Filarmoni’nin Mayıs-Haziran 2012 sayısı için yaptığım röportajı bu sayfaya da taşıyorum:

Çocuklar için klasik müzik konulu kitaplar yazıyor, özel konserler veriyorsunuz. Bu yöndeki çalışmalarınız ne zaman ve nasıl başladı?

Bu çok önemsediğim bir ilgi alanı; ilgi alanlarımdan biri demeliyim. Sanıyorum, oğlumun dünyaya gelişiyle başladı. Küçük dinleyicilerin klasik müzikten haz duyabileceğinin farkına o dönemde vardım.

Sahnedeyken çocuklardan nasıl tepkiler alıyorsunuz? Çocuklarla yaşadığınız tecrübelerden bazılarını okurlarımız için anlatabilir misiniz?

Hiç şüphesiz çocukların verdiği tepkilerde farklılıklar var, yetişkinlerde olduğu gibi. Ancak, dikkatlerini çektiğinizde çocuklar muhteşem izleyicilerdir; çok saf, istekli ve heyecanlıdırlar. Bunu yakaladığım anlar, çok kıymetli anlardır. Çocuklar, ülkeden ülkeye de farklılık gösterirler. Çocuklarla yaşadığım tecrübelerin en ilginç olanlarını Japonya’da yaşadım. Orada, sadece Schumann çaldığımız bir konseri hatırlıyorum. Ben eseri icra ederken çocuklardan biri de ilk kitabımdaki Schumann bölümünü Japonca okumuştu. Bir defasında da küçücük bir kız çocuğu bana “Bu güzel müziği çalarken içinizde hangi duyguları hissediyorsunuz?” diye sormuştu. Çok hoşuma giden bir soruydu bu. Hiç şüphesiz, çocukların sorularında genellikle komik yanlar da oluyor. Çocuklar için düzenlediğim konserlerde en çok sevdiğim bölüm soru-cevap bölümleridir.

Çello çalmaya ne zaman ve nasıl başladınız?

Altı yaşındaydım. Çello, ailemin seçimiydi. Ailede bir çeliste ihtiyaç vardı galiba; kız kardeşlerim viyola ve keman çalarlar, anne babam da keman ve piyano çalarlardı.

Ailenizden söz açılınca, “Beethoven Çorbayı Neden Fırlattı?” isimli kitabınızdaki Bach ile ilgili bölümü hatırladım. O bölümde Bach ailesinin bir araya gelip nasıl beraberce müzik yaptıklarını anlatıyordunuz. Sizde de böylesi bir durum var mı? Ailede müziği nasıl “paylaşıyorsunuz”?

Mmm, elbette, biz Bach ailesi gibi olamayız. Yine de teşekkürler. Büyük kız kardeşim Annette, viyola çalıyor. Ortanca kız kardeşim Rachel ise keman. Rachel’in büyük kızı Isabel viyola ve en küçük kızı Natasha ve oğlum Gabriel de çello çalıyor, henüz çok üst düzeyde olmasa da.

Geçmişte öğretmenlerinizden öğrendiğiniz, bugünün genç müzisyenlerinin de akıllarından çıkarmamalarını önerebileceğiniz şeylerden birini söyleyebilir misiniz?

Hocam Jane Cowan çok zeki ve sıradışı bir kişiydi; Feuermann ile çello çalışmış, Sir Donald Francis Tovey’nin öğrencisi olmuştu. Önemli bir geleneğin devamını temsil eden bir kişiydi. Jane Cowan, müziği ve bestecileri hayatıma katan kişi oldu. Bana, her zaman, çello çalmanın kolay bir şey olduğunu, fazla endişelenmenin lüzumu olmadığını söylerdi. Bu yaklaşım çok önemliydi. Çello tekniğini öylesine doğal bir biçimde öğretti ki öğrendiğim şeyin teknik olduğunu nadiren düşünürdüm.

Schumann sizin için neden özel?

Doğru, Schumann benim için çok özel ama aynı zamanda Schubert, Bach, Beethoven ve diğerleri de özel. Schumann’ın müziğini değil kişiliğini de seviyorum; harika, rafine, cömert, şiirsel. Aslında, Schumann, kendine dair her şeyi en güzel şekilde müziğiyle ortaya koyuyor. Schumann’ın müziğini dinleyerek onunla arkadaş olabiliyorsunuz. Çok etkilendiğim bir diğer besteci de Gabriel Fauré. Hemen eklemeliyim; Faure’nin en beğendiği besteci de Schumann’dı. Fauré ve Schumann: Bu iki besteci bir şekilde zihnimde birbirlerine bağlıdır.

Klasik müzikte yeni bir esere nasıl yaklaşırsınız? Eseri anlayıp kavrama süreciniz nasıl gelişir? Ne tür stratejiler kullanırsınız?

Piyanoda eseri anlamlandırabildiğim sürece; örneğin, notalar çok karmaşık değilse, eseri önce piyanoda çalışmayı tercih ederim. Eserin “biçimini”, “hikayesini” anlamaya çalışırım. Daha sonraki aşamada çelloya geçerim. Çok hızlı öğrenen bir kişi olduğumu söyleyemem, zaten böyle olmak da istemem. Yavaştan alırım, eseri icra etmeden önce onunla çok rahat olmam gerekir.

Çello repertuvarında sizin için özel olan eserler hangileridir? Çello repertuvarını keşfetmek ama hangi noktadan başlayacakları konusunda tavsiye isteyebilecek Neo Filarmoni okurlarına neler önerirdiniz?

Hiç şüphesiz Bach’ın süitleri ve Beethoven’ın sonatları. Ancak, daha pek çok güzel eser var. Yine de olası bir listenin başına önermek istediğim dört önemli konçerto; Schumann, Dvořák, Elgar ve Walton konçertolarıdır. Ayrıca, Haydn var, Tchaikovsky Rococo Varyasyonları var, Saint-Saëns ve Shostakovich konçertoları ve diğerleri. Daha az bilinen ama çok güzel eserler de sıralayabilirim: Örneğin Carl Philipp Emanuel Bach konçertoları, Frank Bridge’in Oration’ı, Kabalevsky’nin 2 Numaralı Konçertosu, Britten’ın Çello Senfonisi gibi. Belki garip gelecek ama Britanya müziği konusunda uzmanlaşmış değilim. Yine de Britanyalı besteciler, kesinlikle çok güzel çello konçertoları yazıyorlar.

Üç çellonuz var. Bunları birbirlerinden ayırt eden özellikler nelerdir? Birini diğerine hangi nedenle tercih ediyorsunuz?

Evet, üç çellom var. Aristokrat, asil bir Strad; çoğunlukla kullandığım budur. Ayrıca Montagnana çellom var; Shostakovich, Kabalevsky ve günümüzün eserlerini çalarken bu çelloyu tercih ederim. Üçüncü çellom ise eski bir Guadagnini. Nadiren çalıyorum ama en tatlı sese sahip çellom budur. Çok yüksek bir sesi yok ama kesinlikle en sevilesi sese bu çello sahip.

Bunca yıl içinde çellolarınız size neyi öğretmiş olabilir?

O kadar çok şey öğrettiler ki. Ama en önemlisi, onların da ruhları olduğudur.

Birlikte müzik yapacağınız kişileri nasıl belirliyorsunuz?

Arkadaş seçermişim gibi. Birbirimizle “bağlantı” kurabilmeliyiz. Aslında düşünüyorum da düzenli çalıştığım müzisyen arkadaşlarım benim hep yakın arkadaşlarımdır.

Okurlarımıza, Jacqueline du Pré ile karşılaşmanızı da anlatabilir misiniz?

Onunla sadece iki kez karşılaştım. Özellikle ikinci karşılaşmamız hatıra olarak daha önemli. Hastaydı ama hala hocalık yapıyordu. Khachaturian’ın bir solo sonatını çalışmak üzere ona götürmüştüm; çok önemli bir eser değildi ama etkileyiciydi ve çok da kısa sürede öğrenmek zorunda kalmıştım. Jacqueline du Pré, içtenlikle ilgilendi ve çok yardımcı oldu. Sonra, onunla biraz daha vakit geçirmemi istedi; bana bazı kayıtlar dinletti. Üç saat orada kaldığımı hatırlıyorum. Etkileyici ve içten bir kişiydi.

Britanya’daki klasik müzik konusunda sevdiğiniz ve sevmedikleriniz?

Çok hareketli, canlı olmasını çok seviyorum. Her yerde pek çok güzel konser var. Sevmediğim şey ise müzik konusunda yapılan bazı gereksiz ve anlamsız tartışmalar… Ve elbette çok kötü konserler de var.

Kitap sevginiz çok büyük. Bir yazar olarak amacınız nedir?

Kitaplar müzikten sonraki aşkımdır. Şu sıralar yazdığım yeni bir kitap yok ama pek çok makale yazıyorum. Hem kitaplarım, hem de Ann Duley tarafından müzikale çevrilen üç hikayem çocuklar için. Müzik konusunda daha çok yazmam gerektiği konusunda istekler alıyorum; özellikle yetişkinler için, rahat anlaşılabilir bir dil kullanımıyla. Böylesi bir çalışmaya başlayabilirim.

Uzun saçın anlamı?

Mutluluk! Hatırlatmamda yarar var: Beatles ile büyümüş bir kişiyim.

Yeni projelerinizi de okurlarımıza duyuralım isterim.

Hayatımda yapmadığım kadar çok kayıt yapacağım bir döneme giriyorum. Önümüzdeki dönemde en az 5 kayıt yapmam gerekiyor. Örneğin, besteci ve piyanist Thomas Ades’in çello ve piyano için yazdığı yeni eseri “Lieux Retrouves”. Deutsches Symphonie-Orchester ile bir diğer kayıtta Bloch ve Bridge’ın çello ve orkestra için eserlerini kaydedeceğim. Mahler Chamber Orchestra ve Daniel Harding ile Dvořák Konçerto var ayrıca. Robert Levin (fortepiano) ile Beethoven Sonatları ve bir de Olli Mustonen ile Olli’nin kendi sonatını da içeren bir CD. Aslında, belki de şimdilik bu kayıtlardan çok fazla bahsetmemek lazım. Tamamlanmamış hiç bir çalışmadan emin olmam… Ayrıca, Türkiye’ye geleceğimi de ümit ediyorum. Hiç şüphesiz, İstanbul’u çok seviyorum ama ülkenin başka yerlerini görmek de çok iyi olur.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s