Klasik Dünya (3)

Blogumda haftada bir yer verdiğim “Cafe Mozart” isimli bu sayfada aldığım notları okurlarımla paylaşıyorum. Bu hafta da çocuklar için klasik müzikten yeni albümlere ya da film müziklerine dair kısa yazılarım ve paylaşımlarım var.  

Naxos Müzik Firmasından Çocuklar İçin Klasik Müzik Uygulaması: Müzikseverlerin yakından tanıdığı Naxos müzik firması, çocuklara yönelik ürünler çıkarmaya devam ediyor. Daha önce sizlere Naxos’un “My First Classical App”ini tanıtmıştım. Bu uygulamanın gördüğü ilgi üzerine firma, 24 Ekim 2012’de, yine iTunes AppStore üzerinden satın alabileceğiniz “My First Orchestra App” isimli yepyeni bir uygulamayı satışa çıkardı. Dört yaş ve üstündeki çocuklara bir orkestra içinde yer alan enstrümanları tanıtan bu eğlenceli uygulamanın kahramanı Norveç’ten gelen küçük yeşil bir yaratık; bir trol. Adı, Tormod. Koskoca bir dağın tepesinden kalkıp bu uygulamanın içine geliveriyor; amacı müzik konusunda bilgilenmek, bir orkestrayı oluşturan enstrümanları tanımak.

Uygulamada her enstrümanın bir sayfası ve genç bir icracısı var. Tormod ile birlike bütün bu enstrümanların isimlerini öğreniyor, seslerini tanıyor, güzel eserler dinliyoruz. Naxos’un zengin müzik arşivinden 40’ın üzerinde eser kullanılmış. İşte bir kaç örnek ….  John Williams: Superman, Sarasate: Carmen Fantasy, Mozart: Horn Concerto No 4, Mendelssohn: The Hebrides (‘Fingal’s Cave’), Grieg: In the Hall of the Mountain King.

“My First Orchestra App”in dili İngilizce. Hem eğlendiren hem de öğreten bu uygulama tereddütsüz önerebileceğim bir uygulama. Klasik müzik sevgi ve bilgisini çocuklarıyla paylaşmak isteyen anne babalar için birinci sınıf bir kaynak. Animasyonlar, ses efektleri ve bilgilere kayıtsız kalmak mümkün değil. Bu tür uygulamaların kendi dilimizde olanlarını da yakın gelecekte görebilmek de güzel olacak.

Ne Demişler? “Günümüzde, müziği bir kakofoni içinde her yerde duyuyoruz; lokantalarda, uçaklarda ve bunlara benzer pek çok yerde. Ancak tam da müziğin bu şekilde bulunurluğu, müziğin topluma entegrasyonunun önündeki en önemli engeli teşkil etmektedir. Hiçbir okul dil öğrenimini, matematiği ya da tarihi müfredatından çıkarmayı düşünmez. Ancak, tüm bu disiplinlerle pek çok açıdan iç içe olan ve hatta onları daha iyi anlamamıza katkıda bulunabilecek müzik, çoğu zaman tamamıyla gözardı edilmektedir.” Daniel Barenboim, “Everything is Connected: The Power of Music” isimli kitabından, 2008.

“Kimileri ona dahi diyor, kimileri de onu rol yapmakla suçluyor. Fakat her iki taraf da yanılıyor. Fazıl, kendini dahi olarak tanımlamaz. Onun için sanatçı olmak yeterlidir. Ancak yaratıcılık bakımından sınırları aşma isteği güden ve buna muktedir olan bir sanatçı.” Jürgen Otten, “Fazıl Say: Piyanist, Besteci, Dünya Yurttaşı” kitabından, 2012.

“Kant, en büyük düşünürdü. Ondan, insanları bir araç değil de amaç olarak görmeyi öğrendim. Bu düşünce bana müzik sektöründe çok yardımcı oldu.” Andrea Bocelli, The Guardian, 28 Ekim 2012.

Yeni Albümlerden: İskoç kemancı Nicola Benedetti, son dönemde adından övgüyle söz edilen sanatçılardan. Benedetti, klasik müziğin yayılması ve sevilmesi yolundaki eğitim çalışmalarıyla da dikkatleri çeken bir kemancı; “Sistema Scotland” (Sistema İskoçya) programı içerisinde etkin görevler alıyor. Benedetti, içinde bulunduğumuz ay Britanya’da dağıtılan Classic Brits 2012 ödüllerinde de “Italia” isimli Barok dönem eserlerinden oluşan albümüyle yılın kadın sanatçısı ödülünü kazandı.

Nicola Benedetti’nin 2012 yılında çıkan albümü “The Silver Violin”, adından da anlaşılabileceği üzere içinde “sinema”nın tadı ve büyüsünü de barındıran bir çalışma. Benedetti, bu albümü yapma amacını şu sözlerle açıklıyor: “Günümüzde, filmler, insanların tamamıyla sözsüz müziği duydukları önemli bir alan. Diğer popüler müzik türlerine baktığımızda hep sözler var. 21. yüzyılda yaşayan bir müzsiyen olarak, insanların klasik müziği en çok nerede duyduklarını bulmaya gayret ediyor ve onları bu tür müziğe en iyi şekilde yaklaştırabilmenin yolunu arıyorum. Film, böylesi bir bağ kurmada çok belirgin ve etkili bir yol olarak göründü bana. Bu konuda araştırma yapmaya başladığımda da müzikal açıdan heyecan verici şeylerle karşılaştım.” Benedetti’nin bu sözleri onun klasik müziği daha çok kişiye ulaştırma konusunda genç bir müzisyen olarak sorumluluk taşıdığı duygusunu barındırmakta.

Benedetti için “The Siver Violin” albümünün çıkış noktası Erich Wolfgang Korngold’un Keman Konçertosu olmuş. Sanatçı bu eserin genç kemancıların son dönemde yeni keşfettiği bir eser olduğunu vurguluyor ve bu eseri çalmayı çok sevdiklerini belirtiyor. Korngold, Mahler’in Viyana’sında bir “harika besteci çocuk” olarak ortaya çıktı. 9 yaşındayken ondaki yeteneği ilk fark eden kişi Mahler idi. Ancak Korngold’un Yahudi olması ve yükselen Nazi ideolojisinden dolayı müziği yasaklandı ve kendisi de ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Hollywood’da Warner Brothers’dan Jack Warner, Korngold’un müzikal zenginliğinin gümüş perde için ideal olduğunu görüp ona müzik siparişi verdiğinde Korngold için yeni bir dönem başladı. 1938 yılında Hitler yükselirken Korngold’da Hollywood’da “The Adventures of Robin Hood”un müziğini besteledi. “İster tiyatroda olsun, ister perdede ya da konser salonunda… müzik, müziktir” diyen Korngold, pek çok eserindeki temaları filmler için yeniden gözden geçirip kullandı. Nicola Benedettİ’nin albümünde dinlediğimiz ve albümde önemli bir yer tutan keman konçertosunu da dünyada ilk kez 1947 yılında Los Angeles’ta Jascha Heifetz icra etti. Benedetti, bu eseri ilk kez Heifetz’in bir kaydında dinleyip adeta kalbinden vurulmuş. Korngold’un daha çok film müzikleri ile tanınıp konser eserleri ve operalarının keşfi için zaman geçmesi gerektiğini de belirtmek yararlı olabilir.

Nicola Benedetti’nin albümünde yer alan bir diğer besteci de Shostakovich. Senfonileri ve diğer pek çok eseriyle tanınan besteci filmler için de  müzikler besteledi. Benedetti, Korngold ve Shostakovich konusunda  şunları söylüyor. “Her iki besteci de baskıcı rejimlerden çok çekmişler. Korngold ülkesine dönemezken Shostakovich hep korku içinde yaşamış. Her iki besteci de eserlerini içinde bulundukları baskıcı rejimler tarafından değiştirmeye zorlanmışlardı”. Benedetti, “The Siver Violin”de Shostakovich’in film müziklerinden de örnekler sunuyor. Örneğin, “The Gadfly”dan Romance, “The Counterplan”den “Andante”. Nicola Benedetti, yakın tarihli filmlerin müziklerinden de örnekler sunuyor albümünde. Örneğin “Eastern Promises”den Howard Shore, “Schindler’s List”ten John Williams müzikleri, Jane Eyre’den Dario Marianellinin bir bestesi, Al Pacino’lu “Scent of A Woman”dan Carlos Gardel’in bir Arjantin tangosu… Nicola Benedetti’nin Decca’dan çıkan “The Siver Violin”i, etkileyici bir albüm; sinemayı ve klasik müziği başarılı bir kemancının bir araya getirdiği bir çalışma. Sinemayı ve klaisk müziği sevenler için iyi bir seçenek. Not: Nicola Benedetti’nin bir önceki albümü “Italia” üzerine sanatçı ile yaptığım röportaj burada.

AppStore’da “TED Talks”: İnternet üzerinden takip ettiğim sitelerden biri de “TED”. Müzikten bilgisayara, resimden tıp dünyasına farklı alanlarda uzman kişilerin verdiği konuşmaların toplandığı TED Talks kelimenin tam anlamıyla bir hazine. Her geçen gün daha fazla konuşma daha fazla dil seçeneğiyle izleyicilere sunulmakta. Bilgisayarınızda izlerken seçtiğiniz videonun altyazı dil seçeneklerine bakmanızı öneririm. TED Talks’a son dönemlerde Türkçe altyazılı videolar da eklendi. Videoları bilgisayarınıza indirmenize de izin veriliyor; ister video olarak ister ses dosyası olarak saklamanız mümkün.

TED Talks’a iPad ya da iPhone üzerinden de ulaşmanız mümkün. AppStore’dan ücretsiz indirebileceğiniz uygulamayı tablette kullanmanın keyfi ve kolaylığı ayrı. İigi alanınıza göre seçeceğiniz video konuşmaları iPad’inize indirip daha sonra istediğiniz mekanda internet bağlantısına gerek kalmadan izleyebilirsiniz. Bu özellik TED Talks uygulamasının en beğendim yanlarından.

TED Talks, klasik müzik temalı konuşmalar da içeriyor. Örneğin, bunlardan birinde ünlü orkestra şefi Michael Tilson Thomas’ın “Music and emotion through time” başlıklı etkileyici bir konuşması var. Benjamin Zander’in konuşması ise “The transformative power of classical music” adını taşıyor.

Blogda En Çok Okunan: Geçtiğimiz hafta bu blogda en çok okunan Türkçe yazı, bir röportaj oldu. Piyanist Emre Şen ile, 3 Kasım 2012’de çıkacak yeni CD’si üzerine konuştuklarımız sizlerden epey ilgi gördü. Emre Şen, yeni albümünün yanında “Müzikte Geştalt Yaklaşımı”nı da kısaca anlattı. Röportajı okumak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Ali Nihat Eken Blog’un Facebook sayfasına katılın.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s