Paganini’nin Şeytanı

DVD’nin Künyesi: Paganini’s Daemon – Paganini’nin Şeytanı. Yönetmen: Christopher Nupen DVD, Belgesel Film, 79 dakika Allegro Films, 2011 Gidon Kremer (keman), John Williams (gitar) Orchestra della Svizzera Italiana & Coro della Radiotelevisione della Svizzera Italiana, Şef: Lawrence Foster

Müzik tarihinin en önemli keman virtüözü olarak kabul edilen Niccolò Paganini (1782-1840), sahip olduğu bu benzersiz yeteneğinden dolayı şeytanla anlaşma yapmış olduğu yönünde bir inancın doğmasına neden olmuştur. Teknik açıdan biricikliğini, sahnedeki karizmasını görmek isteyen insanlar konserlerine akın etmiş, onu izleyebilmek için normal bilet fiyatlarının iki katını ödemeye razı olmuşlardır. Bazı müzik eleştirmenleri tarafından bir şarlatan olarak nitelendirilmiş, Spohr gibi müzisyenler tarafından eleştirilmiş olsa da Chopin ve Schumann onun hayranları olmuşlar. Paganini’yi sahnede izleyen genç Franz Liszt, “Piyanonun, Paganini’si olacağım” demiştir.

Paganini, şeytanla işbirlği yaptığı yönündeki söylentileri kendine fayda sağlayacak şekilde iyi değerlendirmiş, virtüözitesini sergileyebileceği, teknik açıdan zor besteler yapmış ve sahne üzerinde yarattığı etki alanıyla insanları cezbetmiştir. Gerçek hayatta, bilinen anlamda şeytan ile işbirliğine gitmiş midir bilinmez ama sağlığının kötüye gittiği dönemlerde bile “kendi şeytanına” hep sahip çıkan Paganini, başka bir dünyaya ait olabilecek üstün enerjisiyle keman çalmanın ne olduğunu tanımlamış ve romantik virtüöz çağını başlatmıştır.

Klasik müzik dünyasındaki önemli şahsiyetleri konu alan belgesel filmleriyle haklı bir şöhrete sahip olan Christopher Nupen, “Paganini’s Daemon” isimli çalışmasında yukarıda kısaca ifade etmeye çalıştığım Paganini efsanesini inceliyor. İlk kez 1997 yılında “The Southbank Show”un bir parçası olarak gösterilen “Paganini’s Daemon”, iki yıl önce BBC tarafından Nupen belgesellerine ayrılan özel bir kuşakta yeniden ekrana gelince, Nupen, bu filmi DVD’ye taşımaya karar vermiş. Nupen, belgeselinde mülakatlar, konuklar kullanmak yerine Paganini’yi müziğiyle, mektuplarıyla, onu destekleyenlerin ya da onu olumsuz yönde eleştirenlerin yazılarından alıntılar yaparak anlatıyor. Nupen’in belgeseli, dolambaçsız ve zarif. Belgesele, Gidon Kremer (keman), John Williams (gitar) ile Lawrence Foster idaresindeki Orchestra della Svizzera Italiana ve Coro della Radiotelevisione della Svizzera Italiana değer katıyorlar.

Nupen’in belgeselinde dikkatimi çeken özellikler arasında, öncelikle, yönetmenin başarıyla kullandığı Paganini çizimleri oldu. Filmin çekimlerine başlamadan önce, Cenova’daki Paganini Enstitüsü’nü ziyaret eden Nupen, orada Paganini’nin yaşadığı dönemlerden pek çok çizim, portre, tablo ve karikatür bulmuş ve bunları filminde kullanmaya karar vermiş. Nupen, hazine değerindeki bu görselleri filmin akışına öylesine güzel oturtmuş ki izleyen farkında olmadan kendini, Viyana, Berlin, Paris ya da Londra’nın müzik salonlarında Paganini ile aynı ortamdaymış gibi hissedebiliyor.

Nupen’in belgeselinde beni etkileyen bir diğer özellik de, Gidon Kremer’in icralarıyla filme “ses” verirken, yönetmen Nupen’in filmin sonuna dek Kremer’in sadece ellerini ya da kemanını gösterip yüzünü saklama konusundaki tercihi oldu. Nupen, bu hassas ve akıllı yaklaşımıyla, kemanı çalan Gidon Kremer olsa bile, seyirciyle Paganini arasına başka şeylerin girmesini engellemiş ve seyircinin, Paganini’nin müziğiyle bütünleşmesini sağlamış oluyor.

“Paganini’s Daemon”ın çıkış noktası da dikkatinizi çekmek istediğim diğer bir konu. Gidon Kremer, bir gün yönetmen Nupen’i arıyor ve 50. doğumgünü için bir film arzu ettiğini belirtiyor. Nupen, bir kaç saniye düşünüp arkadaşına “Boşver, Gidon. Böyle bir çalışma seni tatmin etmeyebilir” cevabını veriyor ama Vivaldi üzerine bir filmde beraber çalışabileceklerini söylüyor: “Böylece, kamera ile anlaşıp anlaşamayacağını görürsün çünkü müzisyenlerin pek çoğu fazlasıyla ben-merkezcidirler ve filmin, kendi kuralları ve disiplini olan başlı başına bir sanat olduğunu unuturlar. Bu gerçeğe kendilerini alıştıramazlar. Sen de bu kategoride olabilirsin. İstersen, önce Vivaldi’yi çekip işlerin nasıl gittiğini görelim”.

Kremer, bu konuda düşüneceğini söyledikten sadece bir kaç hafta sonra yine bir telefon konuşması sırasında Nupen, kendisi gibi Kremer’in de o sıralarda Paganini’nin hayat öyküsünü okuduğunu ve bundan çok etkilendiğini tesadüfen öğreniyor: “İkimiz de Paganini’nin trajik hikayesinden o kadar etkilenmiştik ki Vivaldi’yi unutup ‘Paganini’yi çekelim’ deyiverdim.” Bu belgeselin ardından, Nupen ve Kremer, yeni bir projeye daha giriştiler ve bu proje tahmin edeceğiniz üzere, Gidon Kremer’i anlatan bir belgsel oldu: “Gidon Kremer: Man of Many Musics (First come the Sounds)”. Kremer belgeselinde yer alan “Gidon Kremer: Perfectionism and the Thirteenth Caprice” (Gidon Kremer: Mükemmeliyetçilik ve On üçüncü Kapris” isimli sekansı, “Paganini’s Daemon”da “bonus track” olarak izleyebilirsiniz.

Jacqueline du Pré, Vladimir Ashkenazy, Evgeny Kissin, Itzhak Perlman gibi önemli müzisyenler ve Schubert, Sibelius, Tchaikovsky gibi besteciler üzerine belgeseller çeken ünlü yönetmen Christopher Nupen’in Paganini belgeselinin müzikseverlerce izlenmesi gerektiğine inanıyor ve ülkemizdeki üniversite kütüphanelerinin de bu DVD’ye arşivlerinde yer vermelerini diliyorum.