IMG_1703

Harold Charles Schonberg (1915-2003), 1960-1980 yılları arasında “The New York Times”ın önde gelen müzik eleştirmenlerindendi. Yetenekli
bir piyanist de olan Schonberg ile piyano edebiyatı konusunda boy ölçüşebilecek eleştirmen kolay kolay çıkmazdı. Günlük ve haftalık yazılarıyla opera ve klasik müzik dünyasına heyecan kattığı kabul edilen Schonberg’in 1971 yılında aldığı Pulitzer Ödülü, ilk kez bir müzik eleştirmenine veriliyor olması açısından da ayrıca önem taşımaktaydı.

On iki yaşına basmadan dört gün önce Metropolitan Opera’da gittiği Wagner’in “Meistersinger” operası Schonberg’in müzik eleştirmeni olması yolunda ilk önemli adım oldu; çok etkilenmişti. Brooklyn College’da daha öğrenciyken yayımlanan yazıları, New York Üniversitesi’nde besteci Marion Bauer ile çalışmaları, yüksek lisans tezi… bir müzik eleştirmeni olarak geleceğini şekillendiren adımların devamını getirdi. Schonberg, müzik eleştirmeni kimliğini keskin ifadeler kullanarak şöyle anlatmaktaydı. “Kendim için yazıyorum; okurlar ya da müzisyenler için değil. Belirli bir grup dinleyiciyi memnun etmek niyetiyle yazmaktansa ölmeyi tercih ederim. Eleştiri, içinde bilgiyi barındıran düşüncedir. Pek çok yılın birikimi, bilgisi ve tecrübesiyle, sahip olduğum sezi gücünü de kullanarak yazılarımı kaleme alırım.”

bbDoğan Kitap’tan çıkan “Büyük Besteciler” (The Lives of Great Composers), Harold C. Schonberg’in 1970 yılında yazdığı çok bilinen bir referans kitabı. 1981’de gözden geçirilerek ikinci, 1997’de ise üçüncü basımı yapılmış; bu sonuncusu da Ahmet Fethi Yıldırım tarafından Türkçemize çevrileni.

Schonberg, kitabı “meslekten olmayan, zeki, müziksever” bir okur grubu için yazdığını belirtip teknik terminolojiyi en az düzeyde tutmaya çalıştığını vurguluyor: “Sözüm ona meslekten olmayan okurlar için hazırlanmış ve karışık müzik örnekleriyle dolu kitaplara her zaman gülerim… Biçim ve analizden bir gizem yaratmak kolaydır; ama bu konuları profesyonellere bırakmak, diğer profesyoneller tarafından okunmasını beklemek en iyisi değil mi?”

Schonberg, “Büyük Besteciler” adından da anlaşılacağı üzere büyük bestecilerin biyografik yanlarından hareket etmiş kitabını yazarken: “Müziğin insanla açıklanabileceğine, aslında insanla açıklanması gerektiğine inanıyorum. Zira bir insanın müziği, kendisinin bir işlevidir, zihninin yansıması ve içinde yaşadığı dünyaya tepkisidir.” Klasik müzik tarihinin büyük bestecilerini yanımıza getiren kitabın en çekici yanlarından biri de bestecileri anlatırken Schonberg’in özenle seçtiği anekdotlar; bunlar okurun kitaba heyecanla sarılmasının yolunu da açıyor.

Schonberg’in, modern müziğe mesafeli yaklaşımını gösteren cümleleri kitaba neden “Büyük Besteciler” adını verdiğini de açıklar nitelikte: “Bugün her yerde besteciler bir üslup arayışı içindeler; ama bir Beethoven, Berlioz, Wagner, Stravinsky, Boulez ya da Copland ayarında hiçbir öncü ortaya çıkmadı. Bu yüzden ‘Büyük Besteciler’i güncelleştirmek için yapılabilecek tek şey, “büyük” bestecilerden kuşku duymamaktır.”

beethovenSchonberg, önsözde “On sekizinci yüzyıldaki Mozart ve Haydn’a, on dokuzuncu yüzyıldaki Beethoven ve büyük Romantik bestecilere; yirminci yüzyıldaki Stravinsky, Bartók, Schoenberg, Cage ve Boulez’e eşdeğer öncüler var mı?” şeklinde sorular yöneltirken, önsö- zün bir diğer paragrafında da seriyal müzik için şu değerlendirmeyi yapıyor: “Seriyal hareket sonunda tekleyerek sona erdiğinde, en büyük katkısı, ‘modern müzik’i uluslararası konser izleyicisi için zehirli bir pis koku haline getirerek, besteciler ile dinleyicilerin arasına nifak sokup aralarını açmak olmuştu.”

Schonberg’in kitabı ilk basımda 
20. yüzyıldan sadece Bartók ve Stravinsky’ye yönelik başlıklar açarken daha sonraki baskılarda kitaba 1960’ların sonundan itibaren yaşanan müzikal gelişmeleri anlatan, Messiaen, Cage ve Peter Maxwell Davies gibi 1945 sonrası bestecileri içeren bölümler de eklenmiş. Ayrıca Monteverdi’nin operaya katkılarını anlatan bölüm de kitabın açılışına yerleştirilmiş. Kitabın Türkçe çevirisinde fotoğraflar kullanılmamış. Doğan Kitap ve çevirmen Ahmet Fethi Yıldırım’ı bu çok yararlı referans kaynağını dilimize kazandırdıkları için kutluyoruz. 
Bu tür kaynakların artması kültür hayatımız için umut ve neşe kaynağı.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s