thumb_DSC_1009_1024

Sabancı Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı dersleri öğretim görevlisi Banu Gümüştüs’ün kaleminden bir çocuk kitabı değerlendirmesi. Gümüştüs, Göknil Genç’in “Chopin: Küle Dönüşen Kalp” isimli kitabını anlatıyor. ISBN 978- 975-07-1127-5, Can Çocuk Şubat 2010

chopin_kule_donusen_kalp copyVATANDAN UZAKTA NOTALAR, KÜLE DÖNEN KALPLE VATANINA KAVUŞUR…

Müzik… Klasik müzik… Uğraşmak bir yana dinlemek için de belli bir alt yapı gerektirir. Bu alt yapıyı oluşturmak sabır, ilgi ve sadakat ister. Başka ve oldukça geniş bir bakış açısı lazımdır, ister solo olarak dinlensin; ister orkestra yorumu kulaklarda dans etsin. Klasik müzik, başka bir dünya demektir. Her coğrafyada algılanışı, kabul edilişi de farklıdır. Almanya, Polonya ya da Avusturya bu müziğin notalarının dünyaya yayıldığı topraklar… Dünyanın önünde saygıyla eğildiği pek çok besteci/ solist bu topraklarda dünyaya gelmiş. Birbirlerinden beslenerek, çok gıpta edilesi bir rekabetle bestelerini dünyaya dinletmişler. Her birinin yaşam öyküsü bambaşka bir dünya serer gözler önüne…

1810 yılında Polonya’da dünyaya gelen F. F. Chopin’in hayatını çocuklar için kaleme alan ve kendisi de müzisyen olan, Göknil Genç, Küle Dönüşen Kalp’i gözlerinizin önüne seriyor.

Hayat hikâyeleri yazmak, zor bir iştir. Olmuş ve bitmiş olayları hele bir de çocuklar için yazıyorsanız, hele de yeniden hayat verdiğiniz 19. Yüzyıl başlarında yaşamış bir besteci/ solistse ve siz bu romanı bu coğrafyada yazıyorsanız işiniz biraz daha zordur. Klasik müzik ve onunla ilgili her uğraş, listenin ilk sıralarında olmayabilir/ olmaz.

“Sahneye çıkmak hiç kolay değildir. Kendi başına yarattığın dünyayı, orada onca insanın karşısında yeniden yaratmak zor iştir. O dünya yalnızken sana aittir, ama o an bunu onlara göstermek için ordasındır. Seyirci sahnedeki kişi ile o dünyaya gitmek, orayı görmek ister. O büyük kalabalık birlikte dinliyor, birlikte izliyor olsa da, herkes yalnızca kendi kulaklarındakinin keyfini duyumsuyordur aslında.” (s: 45)

Yazar, Chopin’in ağzından yazmayı, birinci kişi çekimini kullanmayı tercih etmiş. Bu çok yerinde seçimle, bu kitabı okuyup bambaşka bir dünyanın izini sürecek çocuk ya da erişkin kendini yakın arkadaş, önemli ve vaz geçilmez tanık olarak hissediyor. Bir işe gönül vermenin, acısıyla tatlısıyla o işte en iyilerden biri olmanın ve bu oluş sırasında dostluğun ya da hasretin insana neler yaşatabileceğinin en güzel örneklerini görmek/ okumak mümkün bu sayfalarda.

Çok çarpıcı, altı defalarca çizilecek sağlam cümlelerle sadece otuz dokuz yıllık bir ömür kaleme alan yazar, zamandan ve mekândan bağımsız kadim ayrıntıları hatırlatmakta da hayli başarılı. “Tüm müzisyenler, besteciler aynı notaları, aynı sesleri kullanır. Ama her besteci onları bambaşka biçimde yan yana getirir ve böylece müzik, sahibinin iç sesi oluverir.” (s: 11)

Özellikle daha duyarlı, yaratıcığın ne olduğunu unutmaması gereken ve saygılı bir nesil için müzik ya da sanatın herhangi bir dalı ile uğraş ve bu uğraşın koşulsuz desteklenmesi şart. Bunun için de bu alanda saygıyla hatırlanması gereken isimlerin de hayatlarının okunması olmazsa olmaz. Chopin/ Küle Dönüşen Kalp bu anlamda kütüphanenizde bulunmalı, hatta baş ucunuzda…

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s